13 Temmuz 2009 Pazartesi

The Big Freeze




Penny Hardaway, Kobe Bryant, Dwayne Wade ve şimdi de LeBron James.Aslında başarının sırrı ne kadar da basit değil mi :Shaquille O'Neal + tamamlayıcı bir süperstar.


Penny Hardaway diğerlerine göre şanssızdı, çünkü Shaqla sadece çömezlik zamanında beraber oynayabildiler. Ama buna rağmen gelen başarı yine de korkunçtu :Bir NBA finali ve bir konferans finali. Kobe ise en şanslılarıydı ve Shaq ona üç yüzük kazandırdı. Wade de bir yüzükle ondan nemalanmasını bildi.


Geçen yıl 66 galibiyetle tüm ligi birinci bitiren Cleveland Cavaliers play-off lara da fırtına gibi girmiş ve ilk sekiz maçın tamamını -hem de çift haneli farklarla- kazanmış, kırmızı görmüş boğa gibi ilerlerken Dwight Howard ve arkadaşlarına toslamıştı. Hem de ne toslama!! LeBron 'un 2.maçtaki mucizevi üçlüğü olmasa muhtemelen 4-0 la evlerine gideceklerdi. Bu beklenmeyen çöküşten sonra Cleveland başarıya giden ispatlanmış, en kısa yolu seçti ve Shaquille O'Neal 'ı Suns 'tan takas yoluyla renklerine bağladı. Ama gözardı ettikleri birşey vardı, zaman kimseye yapmadığı gibi ona da ayrıcalık tanımamış ve Shaq artık yaşlanmıştı. Peki geçen yılların onca hilesine rağmen bu Koca Adam, onu Kobe Bryant ve Tim Duncan gibi zamanının diğer iki efsane isminden ayıracak, en tepeye çıkaracak 5. şampiyonluk yüzüğüne ulaşabilecek mi? Bunun için de Cavaliers 'ın genel durumuna şöyle bir göz atsak fena olmaz.


Öncelikle potaaltından başlayalım. Cavs 'in potaaltı şampiyonluk için gereken herşeye sahip.Kusursuz orta mesafesi olan bir uzuna (Ilgauskas), ayakları hızlı, genç ve atletik bir uzuna (J.J. Hickson), mücadeleci, ribandçu, savunmacı bir uzuna (Varejao) ve post-up yapabilen ama en önemlisi kazanmayı bilen bir uzuna (Shaq) sahipler. Her ne kadar bu dört ismin de pick and roll savunmasında büyük zaafları bulunsa da Hidayet 'in Orlando 'dan ayrılmasıyla bu yönlerinin çok da fazla sırıtmayacağı kanısındayım. 3 numaralı pozisyonda zaten LeBron 'a sahipler ve burayı konuşmanın bir anlamı yok. Guard pozisyonlarına gelirsek orada da Mo Williams ve Delonte West gibi dinamik bir ikiliye sahipler. Ancak Mo 'nun savunmada yetersiz kalması ve önemli maçlardaki performans eksikliği çok ciddi soru işaretleri oluşturuyor. Keza takımda rakibin skorerini kilitleyecek bir oyuncu olmaması da bir başka sorun. Zaten son yıllarda şampiyon olan takımlara baktığımızda nerdeyse hepsinin bir savunma specialistine sahip olduğunu görüyoruz. Lakers-Ariza, Spurs-Bowen, Boston-James Posey, Miami Heat-James Posey, Detroit-Prince, Chicago Bulls-Scottie Pippen... Bu yaz yapılan Anthony Parker hamlesi de harika bir ekleme oldu Cavs benci için. Son olarak coaching 'e gelirsek, işte burası tam anlamıyla zurnanın zırt dediği yer oluyor !! Geçen yıl Gibson gibi, Zörbiyak gibi, Ben Wallace gibi isimlerden nerdeyse hiç fayda alamayan; Hidayet 'i ısrarla kendisinden 15 cm kısa olan Delonteyle savundurtan, Howard 'ın karşısına 35 yaşında ve ayakları iyiden iyiye kötürüm hale gelen Ilgauskas 'ı koyan Mike Brown bu takımın geçen yıl final oynayamamasının yegane sebebidir. Büyük ihtimal bu yıl da şampiyon olamamasının yegane sebebi olacaktır.

Sonuç olarak Cleveland 'ın bu sene doğudan şampiyon çıkacağını ama ne yazıkki batıdan gelen takımı (Spurs veya Lakers) 7 maçlık uzun bir seride, Mike Brown faktöründen dolayı eleyemeyeceğini öngörüyorum. Arkasından da Lebron için gelsin : Ver elini New York !!


Shaq mı?? 4 şampiyonluk neyine yetmiyor be adam !!!


11 Temmuz 2009 Cumartesi

The Fountain Of Youth !!



Geçenlerde Yahoo 'da hangisi 5. yüzüğe daha çabuk ulaşacak şeklinde bir anket vardı ve adaylar da Kobe Bryant, Tim Duncan ve Shaquille O'Neal. Bunun ışığında size bu üç oyuncunun gelecek sene için şampiyonluk şansını değerlendirmek istiyorum ve yazıma, aynı zamanda kendi takımım olan, San Antonio Spurs ile başlıyorum.

Aslında herşey ezeli rakip Dallas 'a karşı alınan 4-1 lik hezimetle başladı. Parker 'ın süperstar seviyesinin dahi üstünde oynadığı seride alınan bu sonuç yönetimi harekete geçirdi ve Spurs tarihinin belki de en hareketli off-seasonlarından birinin de startı verildi. Önce bozukluklar bütünletildi, Kurt Thomas - Oberto - Bowen karşılığında ligin en iyi small forwardlerinden Richard Jefferson kadroya katıldı. Bu hamle "big three" yi, "fantastic four" yapacak kadar iyiydi. Bu arada R-Jeff 'in NBA 'de son iki sezonda hiç maç kaçırmadan, 20 sayı ortalama tutturan iki oyuncudan biri olduğunu (diğeri Kobe) hatırlatalım. Bu sezon drafta üç 2.tur draft hakkıyla giren takımım, Murat Kosova 'nın " en iyi yönetilen spor organizasyonu " lafını bir kez daha doğrulayarak üç başarılı seçim gerçekleştirdi. Önce draftta Lottery Pick olması beklenen DeJuan Blair biraz şansın, biraz da sakatlığının etkisiyle 2. tur 37. sıraya kadar düştü ve Spurs tarafından kapıldı. Pozisyonuna göre (kendisi 4 numara) kısa boyu, ribaund sezgisi ve mücadelesiyle Millsap 'i hatırlatan bu genç adamın tek sorunu hücumda yeteneklerinin çok kısıtlı olması. Kendisiyle alakalı bir iki de rakam vermek istiyorum. NCAA lerdeki ribaund ortalaması :12.3 ve bunların 5.6 'sı hücum. Ayrıca draftın 2 numarası Hasheem Thaabet ile karşılıklı oynadıkları bir maçta yaptığı istatistikler ise 22 sayı ve 23 ribaund.

Diğer seçimlere gelecek olursak ;51. sıradan bir Eddie House klonu olan Jack McClinton seçildi. Kendisi için takım GM 'i sevgili R.C. Bufford 'ın work-outlarda çalıştığım en iyi savunma yapan oyuncuydu dediğini de buraya not düşelim. 53. sıradan ise Fransa 'dan Nando De Colo seçildi. Açıkcası onun hakkında pek birşey bilmiyorum fakat daha önce Ginobili, Parker, Udrih, Scola, Splitter ,Barbosa ,Printzeis gibi başarılı uluslararası seçimler yapan scouting ekibimize fazlasıyla güveniyorum.

Takımın son iki hamlesi ise free-agent piyasasından, hepinizin yakından tanıyacağı Marcus Haislip ve Antonio Mcdyess oldu. Ben eski Efes Pilsenli ve Ülkerli Haislip 'in daha çok Lamar Odom, Rashard Lewis tarzı içeriden dışarıdan oynayabilen, ayakları hızlı uzunları savunması için alındığını düşünüyorum. Zaten eldeki isimlere bakılınca da Bonner, Duncan falan bunların herhangi birinin dışarda Lewis 'i kovalamasını beklemek, çok ütopik bir düşünce biçimi olacaktır. Mcdyess için yaşlı diye itiraz edenler olacaktır, kendisi sezon başlarken 35 yaşında olacak,fakat böyle düşünenlere daha geçen sezon 9.6 sayı ve 9.8 ribaund ile oynadığını hatırlatırım. Ayrıca 7 mart Atlanta deplasmanıyla başlayan ve 28 mart Washington deplasmanıyla biten 12 maçlık süreçte ribaund istatistikleri sırasıya şöyle: 12, 18, 22, 13, 12, 9, 20, 17, 12, 8, 12, 11. Ehh ortalamasını da bir zahmet siz çıkartınız artık. Sonuç olarak Mcdyess ribaund sorunu çeken Spurs 'e substrat- enzim ilişkisi gibi uyacaktır.

Takıma katılacak veya katılması beklenen diğer isimler ise ;Mahinmi, Hairston ve James Gist. Bu isimlerden sadece Hairston 'ı geçen sene 4-5 defa canlı izledim ve şunu diyebilirim: iyi bir orta mesafesi var, iyi bir savunmacı ve zamanında Devin Brown 'ın yaptığı katkıyı, hatta fazlasını yapabilecek potansiyelde bir oyuncu. Mahinmi ise Spurs 'un Football Manager oynarcasına daha çok gençken draft ettiği ve yıllardır yetiştirdiği, çok şey beklediği bir proje. Son olarak Gist ise geçen yılını İtalya 'da geçiren, bir başka genç isim.

Onca analizden sonra gelelim asıl soruya : Duncan 5. yüzüğünü takabilecek mi ? Eğer Odom bu yaz Lakersla sözleşme yenilemezse benim 1 numaralı favorim San Antonio 'dur. Yok eğer Odom 'u tutmayı başarırsa L.A o zaman şansları 50-50 görüyorum. Bunca lafı aslında tek birşeye vurgu yapmak için yazdım :Şampiyon geri döndü !!!

Mitoz Mitoz Daha Çok Mitoz...



İlhan Parlak bu yaz mütemadiyen "Fenerbahçe Özer için İlhan + Ali Bilgin 'i teklif etti, Fenerbahçe Mehmet Topuz için; İlhan + Burak 'ı teklif etti. " şeklinde haberlere konu olunca biz de arkadaşlarla merak ettik: Bu adamdan kaç tane var ?!